KARGANIN MESAJI
Sonu olmayan derin bir çukurdaydı. Olduğu yerden bakınca, gün ışığı ufacık bir nokta gibi görünüyordu. Etrafına bakındığında ise hiçbir şey göremiyordu. Zifiri karanlığın ortasında, neresi olduğunu bilmediği bir yerde yapa yalnızdı. Bağırıyor, çığlık atıyor, yardım istiyordu. Ama sesini kimse duymuyordu. Burada hissedebildiği tek şey ayaklarının altındaki yumuşak, vıcık vıcık zemin ve o zemine dokunduğunda ellerine bulaşan ıslaklıktı. Bunun ne olduğunu anlamamıştı. Sadece bu ağır, berbat, mide bulandırıcı kokudan dolayı iğrenç bir şey olduğunu biliyordu. Burası neresiydi, buraya nasıl gelmişti, sonu ne olacaktı hiçbir şey bilmiyordu. Bu bilinmezlik onu daha da kokutuyordu, bilinmezlik her zaman korkunçtu. Bir kez daha çığlık attı. Gözlerini sıkıca kapatmış, tüm gücüyle bağırıyordu. O sırada omzuna bir el dokundu. “Hayatım, yine kâbus mu gördün?” Gözlerini tekrar açtığında, odanın içine gün ışığı doluyordu. Hızla yattığı yerden doğuruldu, yanında oturur vaziyette duran ve şa...